Makale

Oksidentalist Bir Söylem Olarak Çağlayanlar: Türk Kimliğinin Kurmaca Düzlemde İnşası

Özet / Abstract

Oryantalizm, Batı’nın Doğu’yu kültürel, entelektüel ve siyasal anlamda tahakküm altına alma çabasının teorik bir yansıması olarak, Doğu’nun edilgen ve ötekileştirilmiş biçimde temsiline dayanır. Bu durum, Doğu’nun kendini koruma ve kimliğini yeniden inşa etme yönünde çeşitli tepkiler üretmesine neden olmuştur. Bu tepkilerden biri olarak şekillenen Oksidentalizm, sistemli ve kuramsal bir yapıdan ziyade, Oryantalist söylemlere karşı geliştirilen savunmacı ve tepkisel bir duruş olarak değerlendirilebilir. Oksidentalizm, salt Batı karşıtlığı ile sınırlı olmamakla birlikte, created_atsel süreçte sıklıkla bu biçimde algılanmıştır. Doğu’nun özne, Batı’nın ise öteki olarak konumlandığı bu yaklaşım, özellikle edebi metinlerde kültürel kimlik inşasının bir parçası hâline gelmiştir. Türk edebiyatında bu eğilimin somut örneklerinden biri, Ahmet Hikmet Müftüoğlu’nun Çağlayanlar adlı eseridir. Müftüoğlu, bu eserinde Batı medeniyetine dair eleştirilerde bulunmakla kalmayıp, aynı zamanda Türklük ve milli kimlik ekseninde bir bilinç oluşturmayı hedeflemiştir. Çağlayanlar, içeriğindeki hikâyeler aracılığıyla Batı karşısında Türk kimliğinin yüceltilmesi ve Doğu’nun kültürel direncinin vurgulanması açısından Oksidentalist bir perspektif taşır. Bu çalışmada, söz konusu eserdeki Oksidentalist yansımalar incelenecektir.
Anahtar Kelimeler
#Oksidentalizm #Ahmet Hikmet Müftüoğlu #Çağlayanlar #Türk Kimliği
Tam metne PDF butonu üzerinden ulaşabilirsiniz.
Tam Metin Gör (PDF)
Atıf Göster (APA)
Uğur Yoksul. (2026). Oksidentalist Bir Söylem Olarak Çağlayanlar: Türk Kimliğinin Kurmaca Düzlemde İnşası. Edebiyat Bilimleri Dergisi.